Büyük kitleleri sürükleyen futbol endüstrisi sosyo - ekonomik açıdan birçok alanı etkilemektedir. Gelişmiş Avrupa ülkelerine baktığımızda külüpler kurumsal kimlik kazanmış ve dünya çapında tanınan markalar haline gelmiştir.Turimz, ulaşım, reklam , tekstil gibi birçok alanda katma değer oluşturan futbol endüstrisinin parçaları olan külüplere bu açıdan büyük sorumluluklar düşmektedir.
Büyük kitleleri sürükleyen Manchester United, Barcelona, Real Madrid ve Bayern Münih gibi marka değeri ve ünü uluslararası alana taşan külüpler her anlamda çok iyi yönetilmektedir. Bu takımlar sportif alanda her zaman sürdürülebilir başarıyı hedeflemişlerdir. Amaçları marka değerini yükselterek hedef kitlelerini genişletmek ve sonucunda futbol endüstrisinin içindeki pastanın büyük dilimine sahip olmaktır.
Bu külüpler nasıl başarılı ve büyük kulüp oldular dersek, futbolun en büyük dinamiği olan tafaftar algısını herzaman önemsediler. Başarının ve büyümenin sportif anlamda sürdürülebilir başarıyla gerçekleştigi anlayaşını yönetici ve sporcu kadrosuyla sorumluluk haline getirdiler. İstikrara önem verdiler ,disiplinle çok çalıştılar, ar-ge çalışmalarını çok iyi yaptılar ve en önemlisi sabırlı oldular. Yıllarca süregelen bu anlayışla bugünlere geldiler.
Bizde durum nasıl; futbol endüstrisinde pazar çok büyük olmasına karşın futbolu yönetenler futbolun gerçeklerinden uzak, sosyo - ekonomik dengeleri anlamadan kulüp yönetmeye çalışıyorlar. Ülkemizde futbol potansiyeli iyi kullanılamıyor,kaynak var ancak harcamalar dogru yatırımlara yapılamadığından gelişim gösteremiyoruz. En basitinden güçlü ekonomilere ve büyük taraftar kitlelerine sahip takımlarımız bu potansiyellerini sürdürebilir başarıya dönüştüremediler.
Bizim gibi gelişmekte olan ve futbola aşk tadında bağlı olan toplumlar için futbol endüstrisi gelişim fırsatı açısından çok önemli. Futbolun gerçeklerinden uzan kalmadan, gelişime açık ve rekabet ortamına ayak uydurabilen futbol aşıklarıyla yolumuza devam etmeliyiz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder