Sezonun ilk yarısı şampiyon takımlar için kötü geçmiş olabilir ancak Anadolu takımlarının oynadığı futbol aldıkları çarpıcı sonuçlar açısından tüm futbol severleri memnun ettiği gerçeği var. Lider ile 9. sıradaki Kasımpaşa arasında 10 puanlık farkın çok olmaması da ligimizde mücadelenin dengeli olduğunun bir göstergesi. Kalitenin, mücadele etmeden koşmadan ortaya çıkmadığını artık daha iyi biliyoruz.
Devre arasını iyi değerlendiren ,eksik bölgelere transferi yapan takımlar ikinci yarıda bambaşka kimliğe bürünebilirler. Önceki yıllarda da bunun örneklerini gördük. Geçen sene ligin ilk yarısında alt sıralarda yer alan ve kadro olarak zayıf olan Karabükspor' un ikinci yarıya tecrübeli ve yeni isimleri kadroya dahil etmesiyle sezonu orta sıralarda bitirdiğini gördük.
Devre arası transferi zordur her açıdan. Maliyetli olur, seçeneginiz az olur ve nokta atışı yapmanız gerekir. Bazen de mevcut kadronun ahengini bozmamak ve takıma güvenerek aynı kadroyla devam etmek daha hayırlı olabilir. Bu duruma en yakın takım lider Galatasaray gözüküyor. İlk yarıda eksikleri olmasına rağmen şampiyonluk hedefleyen takımlar içerisinde transferi en az acil onlar gözüküyor.
Beşiktaş inişli çıkışlı bi grafik yaşadı. İlk yarının sonuna doğru Fernandes gibi önemli bir oyuncusundan yararlanamamasına rağmen ciddi puan topladı ve liderin 3 puan gerisinde ilk yarıyı tamamlayarak şampiyonluğun favorileri arasında olduğunu gösterdi. İkinci yarı için forvet ve defansa takviye yapmaları şart.
Trabzonspor ilk yarıda arzulanan performansı gösteremedi. Kadro olarak oyuncu kalitesinde eksikleri var. Gol yollarında aradıkları oyuncuyu bulamadılar. Orta sahada hücüma yönelik topu taşıyacak oyuncu eksikliği var. Kanat oyuncularından da istenilen verim alınamadı. Şenol hoca transfer istediğini kadronun yeterli olmadığını her zaman dile getirdi.
Fenerbahçe belkide en sorunlu takım. Yönetim sorunu var takım içi huzursuzluk fazla. Kadro yapısı tek forvet sistemi için uygun değil. Takım mevcut kadrosuyla potansiyelinin altında top oynuyor bunu herkes görüyor. Aykut kocaman devam edecek olursa radikal değişiklikler yapması gerekiyor takım içinde. Çift forvetli sisteme geçme kararı alınabilir ya da bu sisteme uyacak oyuncuların alınıp doğru yerlerde kullanılması gerekiyor.
İkinci yarıda performansı yükselecek Anadolu takımları da olacak. Bursaspor istikrarlı kadro yapısıyla ligi zorlayacaktır. Antalyanın üst sıralarda tutunmak için takviye yapması şart. Eskişehir, Gençlerbirliği, Karabük ve Sivas gibi dengeli ve mücadeleci takımlar ligin zirvesini karıştıracaktır.
Şampiyonluk ve ligde kalabilme mücadelesi şimdiden ikinci yarının çok zorlu geçeceğini işaret ediyor.
24 Aralık 2012 Pazartesi
12 Aralık 2012 Çarşamba
Derbi Ne Olur?
Futbolumuzda heyecanın en üst noktaya çıktığı maça az kaldı. Derbi maçlarını önceden tahmin etmek zor derler herzaman aslında futbol maçını önceden tahmin etmek gerçekten kolay değil. Maç öncesindeki gelişmeler takımların kadro yapısı ve o günün şartları maç tahmini yapmak için yeterli olabiliyor ama bu tahminden öteye gidemiyor. Çünkü maç başladıktan sonra saha içindeki yaşananlar, teknik patronların kararları maçı etkileyen önemli faktörlerden .
Gelelim iki takımın son durumuna baktığımızda; her iki takımın da sezon başından beri vazgeçmediği oyun şablonu var. Galatasaray çift forvetli sistemde oynarken Fenerbahçe tek forvet sisteminden ödün vermeden oynuyor.
Fatih hocanın geçen sezon Arenada ki derbi maçta başlayan çift forvetli sistemi hocanın oynatmak istediği önde baskılı futbol anlayışıyla doğru orantılıydı. Mevcut kadro yapısı hocanın kafasındaki oyun sisitemi ile henüz oturmuş değil aksayan taraflar var. Sag ve sol kanatların hücüm özelliklerinin istediği gibi sahaya yansımaması, geçen sezon Selçuk ve Melo ikilisinin gösterdiği mükemmel performanstan eser kalmaması sistemin istediği gibi işleyememesindeki en büyük faktörlerden. En büyük kazancı forvet hattında işlerin iyi gitmesi Burak ve Umut'un göstermiş olduğu bireysel performansların tavan yapmış olması . Gol yüzdeleri yüksek iki oyuncusu ile gol bulmada sıkıntı yaşamayan Galatasaray buna karşın bu sene kalesinde ortalama her maçta en az 1 gol gördü.
Fenerbahçedeki oyun sistemi topa sahip olma ağırlıklı bir oyun yapısı Galatasaray'a göre daha yavaş oynanan bir oyun var. Bu sezon ilk onbirde oynayan 6 yeni oyuncu ancak adaptasyon sorunu atlatıldı. Geçen sezondan farklı olarak başta çok etkili bir forvet, tecrübeli bir isim Kuyt ve orta göbekte sakin ve pas yapan iki oyuncu. Maça etki edecek isimler bunlar. Geçen sezonun ilk yarısındaki maçta zorunlu olarak forvette Bienvenu kullanılmıs ama Aykut hocanın en önemli hamlesi orta alanda savunma ağırlıklı oyunculardan kurulu bir yapı ile çıkmasıydı. Maça kaybetmeme psikolojisi ile çıktı ve baskıyı kabul etti ama kaldıramadı bazı oyuncular. Kadrolar açıklandığı anda Galatasaray o gün çift forvete geçmişti Fatih hocanın arzuladığı oyun şablonu vardı. Fenerbahçe ise buna karşılık verebilecek Stoch ve Dia gibi oyuncuları varken defansif agırlıklı üçlü orta saha ile çıktı maça. Kadrolar açıklandığı anda maçın Galatasaray'a yakın olduğunu hissetim.
Haftasonu ne olur diye düşünüyorum yine. Her iki takımda taviz vermez bu oyun yapısından. Galatasaray yine baskılı oyun anlayışı ile oyuna başlayacak. Fenerbahçe sakin oynayarak topa sahip olup Kuyt ve Sow ile pozisyon arayacak. Geçen seneki maçtan farklı Fenerbahçe kadrosunda daha yetenekli ve tecrübeli oyuncular var. Ancak Aykut hocanın oyun anlayışı ve ne istediğide önemli olacak. Beraberlik bana yeter diye sakin oynar baskıyı kabullenirse herzaman olduğu gibi bu kadro sıkıntı yaşar. Çünkü kontra yapacak Galatasaray defansını az adamla yakalayacak oyun yapısı yok. Meireles'in daha ofansif olması ve özellikle Galatasarayın zayıf noktası olan kanatları etkin kullanabilirse maça ortak olur.
Umut ve Burak' a ayrı bir yer açmak lazım . Çok etkili iki forvet her an tehlike yaratabilecek oyuncular. Fener defansı ve orta sahasının çok kopuk oynamaması gerekiyor. Bulunan her boşlukta Burak ve Umut Fener defansına sıkıntı yaşatır. Sanıyorum Aykut hoca bunu orta alanda pas organizasyonu sağlayan Selçuk'a önlem alarak yapacaktır.
Umarım futbolseverler olarak başta sportmence ve keyifli bir maç izleriz. Hak eden maçı isteyen takımın kazanacağı bir maç olur.
Gelelim iki takımın son durumuna baktığımızda; her iki takımın da sezon başından beri vazgeçmediği oyun şablonu var. Galatasaray çift forvetli sistemde oynarken Fenerbahçe tek forvet sisteminden ödün vermeden oynuyor.
Fatih hocanın geçen sezon Arenada ki derbi maçta başlayan çift forvetli sistemi hocanın oynatmak istediği önde baskılı futbol anlayışıyla doğru orantılıydı. Mevcut kadro yapısı hocanın kafasındaki oyun sisitemi ile henüz oturmuş değil aksayan taraflar var. Sag ve sol kanatların hücüm özelliklerinin istediği gibi sahaya yansımaması, geçen sezon Selçuk ve Melo ikilisinin gösterdiği mükemmel performanstan eser kalmaması sistemin istediği gibi işleyememesindeki en büyük faktörlerden. En büyük kazancı forvet hattında işlerin iyi gitmesi Burak ve Umut'un göstermiş olduğu bireysel performansların tavan yapmış olması . Gol yüzdeleri yüksek iki oyuncusu ile gol bulmada sıkıntı yaşamayan Galatasaray buna karşın bu sene kalesinde ortalama her maçta en az 1 gol gördü.
Fenerbahçedeki oyun sistemi topa sahip olma ağırlıklı bir oyun yapısı Galatasaray'a göre daha yavaş oynanan bir oyun var. Bu sezon ilk onbirde oynayan 6 yeni oyuncu ancak adaptasyon sorunu atlatıldı. Geçen sezondan farklı olarak başta çok etkili bir forvet, tecrübeli bir isim Kuyt ve orta göbekte sakin ve pas yapan iki oyuncu. Maça etki edecek isimler bunlar. Geçen sezonun ilk yarısındaki maçta zorunlu olarak forvette Bienvenu kullanılmıs ama Aykut hocanın en önemli hamlesi orta alanda savunma ağırlıklı oyunculardan kurulu bir yapı ile çıkmasıydı. Maça kaybetmeme psikolojisi ile çıktı ve baskıyı kabul etti ama kaldıramadı bazı oyuncular. Kadrolar açıklandığı anda Galatasaray o gün çift forvete geçmişti Fatih hocanın arzuladığı oyun şablonu vardı. Fenerbahçe ise buna karşılık verebilecek Stoch ve Dia gibi oyuncuları varken defansif agırlıklı üçlü orta saha ile çıktı maça. Kadrolar açıklandığı anda maçın Galatasaray'a yakın olduğunu hissetim.
Haftasonu ne olur diye düşünüyorum yine. Her iki takımda taviz vermez bu oyun yapısından. Galatasaray yine baskılı oyun anlayışı ile oyuna başlayacak. Fenerbahçe sakin oynayarak topa sahip olup Kuyt ve Sow ile pozisyon arayacak. Geçen seneki maçtan farklı Fenerbahçe kadrosunda daha yetenekli ve tecrübeli oyuncular var. Ancak Aykut hocanın oyun anlayışı ve ne istediğide önemli olacak. Beraberlik bana yeter diye sakin oynar baskıyı kabullenirse herzaman olduğu gibi bu kadro sıkıntı yaşar. Çünkü kontra yapacak Galatasaray defansını az adamla yakalayacak oyun yapısı yok. Meireles'in daha ofansif olması ve özellikle Galatasarayın zayıf noktası olan kanatları etkin kullanabilirse maça ortak olur.
Umut ve Burak' a ayrı bir yer açmak lazım . Çok etkili iki forvet her an tehlike yaratabilecek oyuncular. Fener defansı ve orta sahasının çok kopuk oynamaması gerekiyor. Bulunan her boşlukta Burak ve Umut Fener defansına sıkıntı yaşatır. Sanıyorum Aykut hoca bunu orta alanda pas organizasyonu sağlayan Selçuk'a önlem alarak yapacaktır.
Umarım futbolseverler olarak başta sportmence ve keyifli bir maç izleriz. Hak eden maçı isteyen takımın kazanacağı bir maç olur.
6 Aralık 2012 Perşembe
Olması Gereken
Galatasaray'ın gruptan çıkmaması süpriz olurdu. İlk üç maç sonrası gruptan çıkma şansı az görünsede grupta kendine rakip olamayacak takımları deplasmanda yenerek safdışı bıraktı ve beklendiği gibi gruptan çıktı. Bütçeleri ortalama Avrupa takımlarının üzerinden olan takımlarımız için bu sonuçlar normal karşılanmalı. Avrupada Şubat ayını görmek süpriz sayılmamalı. Bunu alışkanlık haline getirip grubun son maçına yedek takımla çıkabilecek duruma gelmeliyiz artık.
Şimdi ne olacak dersek, Galatsaray ve Fenerbahçe için sonraki turlar bu oyuncu kadrosuyla sıkıntılı gözüküyor. Galatasaray da orta saha oyuncularından istenilen performansın alınamamasından dolayı takım savunması ve hücum organizasyonlarında yetersizlik açıkça gözüküyor. Kanatlarda oynayan oyuncular tipik kanat oyuncusu özelliğinde olmadığından oyunun her iki yönünde sıkıntılar oluyor. 4-4-2 sistemi için ısrarla üzerinde duran Fatih Terim'in devre arasında buna çözüm bulacağını düşünüyorum.
Fenerbahçe içinde şu söylenebilir ; gruptaki takımların oynadığı futbol kalitesi düşüktü ve bunu iyi değerlendirerek lider çıktı. Hedef kupada minumun çeyrek final ise bu kadro yeter mi bence yetmez. Alex gittikten sonra aynı şablon oyun sistemine devam edildi. Mücadele gücü artsada hücum anlamında kalite eksikliği net bi şekilde gözüküyor. Sow 'un altrenatifi olmalı, defansa tecrübeli oyunu geriden kurabilen iyi bir stoper alınmalı. Öncelikli stoper diyorum çünkü artık telafisi olmayan maçlara gelindi.
Şimdi ne olacak dersek, Galatsaray ve Fenerbahçe için sonraki turlar bu oyuncu kadrosuyla sıkıntılı gözüküyor. Galatasaray da orta saha oyuncularından istenilen performansın alınamamasından dolayı takım savunması ve hücum organizasyonlarında yetersizlik açıkça gözüküyor. Kanatlarda oynayan oyuncular tipik kanat oyuncusu özelliğinde olmadığından oyunun her iki yönünde sıkıntılar oluyor. 4-4-2 sistemi için ısrarla üzerinde duran Fatih Terim'in devre arasında buna çözüm bulacağını düşünüyorum.
Fenerbahçe içinde şu söylenebilir ; gruptaki takımların oynadığı futbol kalitesi düşüktü ve bunu iyi değerlendirerek lider çıktı. Hedef kupada minumun çeyrek final ise bu kadro yeter mi bence yetmez. Alex gittikten sonra aynı şablon oyun sistemine devam edildi. Mücadele gücü artsada hücum anlamında kalite eksikliği net bi şekilde gözüküyor. Sow 'un altrenatifi olmalı, defansa tecrübeli oyunu geriden kurabilen iyi bir stoper alınmalı. Öncelikli stoper diyorum çünkü artık telafisi olmayan maçlara gelindi.
30 Kasım 2012 Cuma
Futbol Endüstrisi
Büyük kitleleri sürükleyen futbol endüstrisi sosyo - ekonomik açıdan birçok alanı etkilemektedir. Gelişmiş Avrupa ülkelerine baktığımızda külüpler kurumsal kimlik kazanmış ve dünya çapında tanınan markalar haline gelmiştir.Turimz, ulaşım, reklam , tekstil gibi birçok alanda katma değer oluşturan futbol endüstrisinin parçaları olan külüplere bu açıdan büyük sorumluluklar düşmektedir.
Büyük kitleleri sürükleyen Manchester United, Barcelona, Real Madrid ve Bayern Münih gibi marka değeri ve ünü uluslararası alana taşan külüpler her anlamda çok iyi yönetilmektedir. Bu takımlar sportif alanda her zaman sürdürülebilir başarıyı hedeflemişlerdir. Amaçları marka değerini yükselterek hedef kitlelerini genişletmek ve sonucunda futbol endüstrisinin içindeki pastanın büyük dilimine sahip olmaktır.
Bu külüpler nasıl başarılı ve büyük kulüp oldular dersek, futbolun en büyük dinamiği olan tafaftar algısını herzaman önemsediler. Başarının ve büyümenin sportif anlamda sürdürülebilir başarıyla gerçekleştigi anlayaşını yönetici ve sporcu kadrosuyla sorumluluk haline getirdiler. İstikrara önem verdiler ,disiplinle çok çalıştılar, ar-ge çalışmalarını çok iyi yaptılar ve en önemlisi sabırlı oldular. Yıllarca süregelen bu anlayışla bugünlere geldiler.
Bizde durum nasıl; futbol endüstrisinde pazar çok büyük olmasına karşın futbolu yönetenler futbolun gerçeklerinden uzak, sosyo - ekonomik dengeleri anlamadan kulüp yönetmeye çalışıyorlar. Ülkemizde futbol potansiyeli iyi kullanılamıyor,kaynak var ancak harcamalar dogru yatırımlara yapılamadığından gelişim gösteremiyoruz. En basitinden güçlü ekonomilere ve büyük taraftar kitlelerine sahip takımlarımız bu potansiyellerini sürdürebilir başarıya dönüştüremediler.
Bizim gibi gelişmekte olan ve futbola aşk tadında bağlı olan toplumlar için futbol endüstrisi gelişim fırsatı açısından çok önemli. Futbolun gerçeklerinden uzan kalmadan, gelişime açık ve rekabet ortamına ayak uydurabilen futbol aşıklarıyla yolumuza devam etmeliyiz.
Büyük kitleleri sürükleyen Manchester United, Barcelona, Real Madrid ve Bayern Münih gibi marka değeri ve ünü uluslararası alana taşan külüpler her anlamda çok iyi yönetilmektedir. Bu takımlar sportif alanda her zaman sürdürülebilir başarıyı hedeflemişlerdir. Amaçları marka değerini yükselterek hedef kitlelerini genişletmek ve sonucunda futbol endüstrisinin içindeki pastanın büyük dilimine sahip olmaktır.
Bu külüpler nasıl başarılı ve büyük kulüp oldular dersek, futbolun en büyük dinamiği olan tafaftar algısını herzaman önemsediler. Başarının ve büyümenin sportif anlamda sürdürülebilir başarıyla gerçekleştigi anlayaşını yönetici ve sporcu kadrosuyla sorumluluk haline getirdiler. İstikrara önem verdiler ,disiplinle çok çalıştılar, ar-ge çalışmalarını çok iyi yaptılar ve en önemlisi sabırlı oldular. Yıllarca süregelen bu anlayışla bugünlere geldiler.
Bizde durum nasıl; futbol endüstrisinde pazar çok büyük olmasına karşın futbolu yönetenler futbolun gerçeklerinden uzak, sosyo - ekonomik dengeleri anlamadan kulüp yönetmeye çalışıyorlar. Ülkemizde futbol potansiyeli iyi kullanılamıyor,kaynak var ancak harcamalar dogru yatırımlara yapılamadığından gelişim gösteremiyoruz. En basitinden güçlü ekonomilere ve büyük taraftar kitlelerine sahip takımlarımız bu potansiyellerini sürdürebilir başarıya dönüştüremediler.
Bizim gibi gelişmekte olan ve futbola aşk tadında bağlı olan toplumlar için futbol endüstrisi gelişim fırsatı açısından çok önemli. Futbolun gerçeklerinden uzan kalmadan, gelişime açık ve rekabet ortamına ayak uydurabilen futbol aşıklarıyla yolumuza devam etmeliyiz.
27 Kasım 2012 Salı
Beğenilmeyen Forvet Burak Yılmaz
Kime sorsam Burak'ı beğenmiyor. Fenerlisi, Beşiktaşlısı ve hatta Galatasaray taraftarı bile Burak'ın iyi futbolcu olmadığını dile getiriyor.
Futbol yaşantısı çok çalkantılı geçen Burak Yılmaz ,İstanbul takımlarındaki başarısız sezonlardan sonra İstanbul dışında Trabzonspor'da başarıya ulaştı. Bu başarı da en büyük pay Burak'ın kendisinde ve sonra ona sahip çıkan ve gelişimine destek olan Şenol Güneş hocada' dır.
Beşiktaş ve Fenerbahçe'de geçen toplam 3 sezonda sadece 1 gol atabilen Burak Yılmaz, 2009-2010 sezonunda devre arasında Trabzonspor'a transfer olduğunda kimse ondan bir patlama beklmediyordu. Burak 2,5 sezon kadrosunda yer aldığı Trabzonspor'da ikinci sezonunda 19 golle gol krallığında ikinci ve son sezonda 32 golle gol kralı oldu. 25 yaşında futbolun en güzel çağında patlama yapan Burak Yılmaz, kendini sadece futbola vererek 2 sezonda Türkiye'nin en değerli golcüsü olduğunu ispat etti.
Sağkanat oyuncusu olarak bilinen Burak Yılmaz, Şenol hocanın ısrarı ile Trabzonspor'da ısrarla forvet oynatıldı. Şenol Güneş hoca onun fizik gücü, çabukluğu ile kendini daha fazla geliştireceğinden emindi. Burak' da çok çalıştı ve emek verdi. Çok iyi bir futbolcu fiziğine sahip oldu, güçlendi, çalım atmayı ögrendi ve en önemlisi topa nasıl vurulması konusunda kendini çok geliştirdi. Birebirde hep ayakta kaldı, kolay yıkılmadı, topla hep buluşmak istedi ve buluştu ( Selçuk gibi iyi pasör sayesinde) . Gol vuruşu yapmayı ve iyi frikik atmayı öğrendi. Kafa toplarını da geliştirdi. İyi bir forvette aranan özelliklerin çoğu Burak'da son iki sezonda buluştu. Hızlı, hırslı, güçlü ve etkili ; Burak Yılmaz için söylenecek dört anlamlı kelime. Trabzonda'ki başarısını yeni sezonda Galatasaray'da gösteremeyeceğini düşünen birçok futbolsever ve spor kamuoyu vardı. Yedek kalacağını düşünenler de oldu. Sezonun ilk yarısı ve Şampiyonlar ligi dahil Burak Yılmaz çıkmış olduğu her maçta kendini birkez daha ispat edercesine oynadı ve gollerini attı.
Tebrikler Burak Yılmaz...
Futbol yaşantısı çok çalkantılı geçen Burak Yılmaz ,İstanbul takımlarındaki başarısız sezonlardan sonra İstanbul dışında Trabzonspor'da başarıya ulaştı. Bu başarı da en büyük pay Burak'ın kendisinde ve sonra ona sahip çıkan ve gelişimine destek olan Şenol Güneş hocada' dır.
Beşiktaş ve Fenerbahçe'de geçen toplam 3 sezonda sadece 1 gol atabilen Burak Yılmaz, 2009-2010 sezonunda devre arasında Trabzonspor'a transfer olduğunda kimse ondan bir patlama beklmediyordu. Burak 2,5 sezon kadrosunda yer aldığı Trabzonspor'da ikinci sezonunda 19 golle gol krallığında ikinci ve son sezonda 32 golle gol kralı oldu. 25 yaşında futbolun en güzel çağında patlama yapan Burak Yılmaz, kendini sadece futbola vererek 2 sezonda Türkiye'nin en değerli golcüsü olduğunu ispat etti.
Sağkanat oyuncusu olarak bilinen Burak Yılmaz, Şenol hocanın ısrarı ile Trabzonspor'da ısrarla forvet oynatıldı. Şenol Güneş hoca onun fizik gücü, çabukluğu ile kendini daha fazla geliştireceğinden emindi. Burak' da çok çalıştı ve emek verdi. Çok iyi bir futbolcu fiziğine sahip oldu, güçlendi, çalım atmayı ögrendi ve en önemlisi topa nasıl vurulması konusunda kendini çok geliştirdi. Birebirde hep ayakta kaldı, kolay yıkılmadı, topla hep buluşmak istedi ve buluştu ( Selçuk gibi iyi pasör sayesinde) . Gol vuruşu yapmayı ve iyi frikik atmayı öğrendi. Kafa toplarını da geliştirdi. İyi bir forvette aranan özelliklerin çoğu Burak'da son iki sezonda buluştu. Hızlı, hırslı, güçlü ve etkili ; Burak Yılmaz için söylenecek dört anlamlı kelime. Trabzonda'ki başarısını yeni sezonda Galatasaray'da gösteremeyeceğini düşünen birçok futbolsever ve spor kamuoyu vardı. Yedek kalacağını düşünenler de oldu. Sezonun ilk yarısı ve Şampiyonlar ligi dahil Burak Yılmaz çıkmış olduğu her maçta kendini birkez daha ispat edercesine oynadı ve gollerini attı.
Tebrikler Burak Yılmaz...
21 Kasım 2012 Çarşamba
Ligimiz Keyif Veriyor Ancak Futbol Kalitemiz!
Türkiye de oynanan futbol kalitesine baktığımız da, dört büyük takımlar mı hayalkırıklığı oluşturdu yoksa diğer takımlarımız mı futbolunu geliştirdi ? Lig lideri Galatasaray'ın 12 haftada 14 puan kaybetmiş olması birçok soruyu beraberinde getiriyor. Çok büyük paralar harcamak iyi takım kurmak için yetmiyor. Doğru transfer politikası (ihtiyaç olan mevkii transferi) ve en önemlisi eldeki kadroyu en iyi şekilde hazırlayan ve oynatan bir teknik adam.
Ligimizin bu sene bu kadar zevkli hale gelmesinde takımlar arasındaki futbol kalitesi makasının azalmış olması etkendir. Bu aslında Şampiyon ve hedefi Avrupa olan takımlarımız için kötü bir gösterge. Her sezon yenilenen kadrolar ve büyüyen hedefler maalesef sadece teoride kalmakta. Harcanan paraların karşılığında takımlarımızın aynı oranda başarılı olamadıklarını görüyoruz. Her takımın birbirinden puan aldığı ve bol gollü karşılaşmalar ligimizi keyifli hale getirmiş olsa da kaliteli futbol adına çok eksiğimiz olduğu gerçegini ortadan kaldırmıyor.Yurtdışına çıktığımızda bütün zaaflarımız net bir şekilde ortaya çıkıyor. Bütçe olarak çoğu Avrupa külüplerinden büyük bütçeli takımlarımız olsa da oynanan futbol kaitesi adına çok geride kaldığımızı net bir şekilde görebiliyoruz.
Futbolun bazı temel noktalarında hala ülke olarak eksik kaldığımız gerçeği var. Kulüp yönetimlerinin ticari bir kurum anlayışından çıkıp gerçek bir spor kulübü olarak yönetilmesi anlayışının yer edinmesi gerekiyor. Dünya futbolunda başarıyı getiren modellerin örnek alınması gerekiyor.Güven ve istikrar külüplerin geleceği için vazgeçilmezleri olmalı. Futbolu seven ve gerçekten bu alanda kendini yetiştirmiş yetenekli yöneticilerle çalışmalıyız.
Ligimizin bu sene bu kadar zevkli hale gelmesinde takımlar arasındaki futbol kalitesi makasının azalmış olması etkendir. Bu aslında Şampiyon ve hedefi Avrupa olan takımlarımız için kötü bir gösterge. Her sezon yenilenen kadrolar ve büyüyen hedefler maalesef sadece teoride kalmakta. Harcanan paraların karşılığında takımlarımızın aynı oranda başarılı olamadıklarını görüyoruz. Her takımın birbirinden puan aldığı ve bol gollü karşılaşmalar ligimizi keyifli hale getirmiş olsa da kaliteli futbol adına çok eksiğimiz olduğu gerçegini ortadan kaldırmıyor.Yurtdışına çıktığımızda bütün zaaflarımız net bir şekilde ortaya çıkıyor. Bütçe olarak çoğu Avrupa külüplerinden büyük bütçeli takımlarımız olsa da oynanan futbol kaitesi adına çok geride kaldığımızı net bir şekilde görebiliyoruz.
Futbolun bazı temel noktalarında hala ülke olarak eksik kaldığımız gerçeği var. Kulüp yönetimlerinin ticari bir kurum anlayışından çıkıp gerçek bir spor kulübü olarak yönetilmesi anlayışının yer edinmesi gerekiyor. Dünya futbolunda başarıyı getiren modellerin örnek alınması gerekiyor.Güven ve istikrar külüplerin geleceği için vazgeçilmezleri olmalı. Futbolu seven ve gerçekten bu alanda kendini yetiştirmiş yetenekli yöneticilerle çalışmalıyız.
13 Kasım 2012 Salı
Fenerbahçeli Karamsar Olmasın!
Fenerbahçe beklenenin aksine Ordusporu rahat geçti.Orduspor ligimizin iyi ekiplerinden.Dün akşam çok etkili olamadılar ,bunda Fenerbahçenin topa sahip olması ve takım halinde iyi oyunları etkili oldu.
Yobo,Topal ve Meireles'in takımın omurgasında önemli roller aldığına dün şahit olduk.Defansta yaşanan güven ve uyum sorunu Yobo'nun gelişi ile düzelmiş göründü.Orta sahada Topal ve Meirelesin oyuna katkılarını ilerleyen haftalarda daha da çok göreceğiz.Mücadele güçleri ve oyunu okuma sezileri yüksek tipte oyuncular.
Fenerbahçede tek forvet arkası üçlü sistemde kanat oyuncularının adam eksiltme ve gol yapma yüzdelerinin yüksek olması gerekiyor.Dün biraz kıpırdasa da Stoch eski formunda değil . Krasiç formunu bulup takıma girerse kanat ve içeride kullanılabilecek bir oyuncu. Kuyt göbekte oynarken teknik kapasitesinin yeterli olmamasından dolayı sırıtabiliyor, bu açıdan Krasiç'in form tutması önemli. Göbekten hücüm ederken gözler Alex gibi bir yeteneği arıyor.Cristian hücüm organizasyonlarında yetersiz kalıyor.Sezer Öztürk'ün kadroya girmesi takıma adapte olması Fenerbahçe için çok önemli , bu bölge için sıkı bir rekabet olacak gibi gözüküyor.Mehmet Topuz da geldikten sonra oyuncu seçeneklerinin artmasıyla takım içi rekabet ve kalitede artacaktır.
Takım kazandıkça hem ligde hemde Avrupada kısa vadeli hedefler gerçekleşecek gibi gözüküyor.Ligde Eskişehir deplasmanından alınacak galibiyet ilk yarıyı ilk 2'de bitirmek için önemli bir adım .Avrupada da kalan iki maçta alınacak puanlar sonucunda gruptan çıkmaya çok yakın gözüküyor.Ocak ayına kadar 6 lig 2 Avrupa maçı sonrası eksikler daha net ortaya çıkacaktır. Defansta Yobonun en uyumlu partnerini bulup birlikte daha sık oynaması bu bölge için transferin gidişatını belirleyecektir.Bence forvet hattından daha çok bu bölgeye ihtiyaç gözüküyor.
Yobo,Topal ve Meireles'in takımın omurgasında önemli roller aldığına dün şahit olduk.Defansta yaşanan güven ve uyum sorunu Yobo'nun gelişi ile düzelmiş göründü.Orta sahada Topal ve Meirelesin oyuna katkılarını ilerleyen haftalarda daha da çok göreceğiz.Mücadele güçleri ve oyunu okuma sezileri yüksek tipte oyuncular.
Fenerbahçede tek forvet arkası üçlü sistemde kanat oyuncularının adam eksiltme ve gol yapma yüzdelerinin yüksek olması gerekiyor.Dün biraz kıpırdasa da Stoch eski formunda değil . Krasiç formunu bulup takıma girerse kanat ve içeride kullanılabilecek bir oyuncu. Kuyt göbekte oynarken teknik kapasitesinin yeterli olmamasından dolayı sırıtabiliyor, bu açıdan Krasiç'in form tutması önemli. Göbekten hücüm ederken gözler Alex gibi bir yeteneği arıyor.Cristian hücüm organizasyonlarında yetersiz kalıyor.Sezer Öztürk'ün kadroya girmesi takıma adapte olması Fenerbahçe için çok önemli , bu bölge için sıkı bir rekabet olacak gibi gözüküyor.Mehmet Topuz da geldikten sonra oyuncu seçeneklerinin artmasıyla takım içi rekabet ve kalitede artacaktır.
Takım kazandıkça hem ligde hemde Avrupada kısa vadeli hedefler gerçekleşecek gibi gözüküyor.Ligde Eskişehir deplasmanından alınacak galibiyet ilk yarıyı ilk 2'de bitirmek için önemli bir adım .Avrupada da kalan iki maçta alınacak puanlar sonucunda gruptan çıkmaya çok yakın gözüküyor.Ocak ayına kadar 6 lig 2 Avrupa maçı sonrası eksikler daha net ortaya çıkacaktır. Defansta Yobonun en uyumlu partnerini bulup birlikte daha sık oynaması bu bölge için transferin gidişatını belirleyecektir.Bence forvet hattından daha çok bu bölgeye ihtiyaç gözüküyor.
31 Ekim 2012 Çarşamba
Herşey Ortada
Ligin ilk yarısının yarısı geride kaldı. Gözüken o ki; bu sezon takımlar arası farklar azalmış, Anadolu takımları tarafından bu fark kapatılmış gözüküyor. Hafta içi Avrupa mesaisi sonrasında takımlarımızın iyi futbol oynamadığını gördük. Galatasarayın ligimiz için yeterli ama Avrupa için eksikleri olduğunu oynanan 3 maçta da gördük. Savunmanın göbeğinde, orta alanın sağında ve elmander olmayınca da ileri uçta eksiklerini görüyoruz. Kalan 3 maç sonrasında Avrupa devam etsin ya da etmesin devre arasında takviye şart.
Fenerbahçe de işler iyi gitmiyor. Aykut Kocaman baskıda olduğunu açıklıyor, futbolcuların performansı yerlerde ve takımın havası bozuk. Bunun sonucunda hem Avrupa da hem de ligde oynanan oyun hiç ama hiç tatmin edici değil. Çekirge misali sıçraya sıçraya geldi, en son Limasol maçında kendini gösterdi, şans faktörü yanındaydı maçı kazandı. Haftasonu Antalya tokatı çarptı, kötü futbolun sonucunda adalet yerini buldu. Futbolcuların formsuzluğu ve kötü oyunun sorumlusu Aykut Kocamandır. Elindeki kadroyu hazır tutmayan da kullanamayan da kendisi. Eksiklere ragmen Sezerden, genç oyunculardan yararlanma zamanıydı. Maçın son bölümünde 2-1 geride iken Salih'i oyuna almak hocalık olmamalı, oyuncuyu ilk 11'de oynatarak ona ne kadar güvendiğinizi gösterrmeniz iyi bir hocalık örneği olmalı (Örnek Fatih Terim). Fenerbahçe devre arasına ne kadar kayıpla gider bilinmez ama bilinen gerçek stoper mevkii için adam alınması zaruri olduğu. Bu defansla Fenerbahçe ne ligde ne de Avrupada başarılı olamaz.
Bursasporun iyi takım olduğundan behsetmiştim. Trabzon karşısında bekleyerek oyunu ve Trabzonun bu oyuna karşılık verememesi sonucunda usta ayagı Batalla ile gölü bulup 3 puanı kaptı. Bursaspor ligde zirveyi yine zorlayacaktır. Transfer döneminde onlarında iyi bir gölcü bulmaları gerekiyor zirve hesapları için. Trabzonda Şenol hoca takımından umutlu değil. Zirveye oynayacak kadronun oluşturulamadığından şikayet ediyor haksız da değil. Trabzon zirve yarışına ortak olmak istiyorsa orta sahanın kanatlarına ve ileri uca adam şart.
Beşiktaş bu sezon feda sezonu dediği için rahat görünsede yarışın içinde olacaktır. İkinci yarıya takviye yapmaları şart. Özellikle gol yollarında becerikli forvete ihtiyaç var. Diğer takımlardan daha fazla kaliteli ilk 11 oyuncusuna ihtiyaçları var.
Son olarak da Anadolu takımlarının iyi futbolu sezon sonuna kadar devam eder umarım. Türk futbolunun gelişimi ve özelikle kendilerini başka kulvarlarda hayal eden İstanbul takımlarına ibret olmaya devam ederler.
Fenerbahçe de işler iyi gitmiyor. Aykut Kocaman baskıda olduğunu açıklıyor, futbolcuların performansı yerlerde ve takımın havası bozuk. Bunun sonucunda hem Avrupa da hem de ligde oynanan oyun hiç ama hiç tatmin edici değil. Çekirge misali sıçraya sıçraya geldi, en son Limasol maçında kendini gösterdi, şans faktörü yanındaydı maçı kazandı. Haftasonu Antalya tokatı çarptı, kötü futbolun sonucunda adalet yerini buldu. Futbolcuların formsuzluğu ve kötü oyunun sorumlusu Aykut Kocamandır. Elindeki kadroyu hazır tutmayan da kullanamayan da kendisi. Eksiklere ragmen Sezerden, genç oyunculardan yararlanma zamanıydı. Maçın son bölümünde 2-1 geride iken Salih'i oyuna almak hocalık olmamalı, oyuncuyu ilk 11'de oynatarak ona ne kadar güvendiğinizi gösterrmeniz iyi bir hocalık örneği olmalı (Örnek Fatih Terim). Fenerbahçe devre arasına ne kadar kayıpla gider bilinmez ama bilinen gerçek stoper mevkii için adam alınması zaruri olduğu. Bu defansla Fenerbahçe ne ligde ne de Avrupada başarılı olamaz.
Bursasporun iyi takım olduğundan behsetmiştim. Trabzon karşısında bekleyerek oyunu ve Trabzonun bu oyuna karşılık verememesi sonucunda usta ayagı Batalla ile gölü bulup 3 puanı kaptı. Bursaspor ligde zirveyi yine zorlayacaktır. Transfer döneminde onlarında iyi bir gölcü bulmaları gerekiyor zirve hesapları için. Trabzonda Şenol hoca takımından umutlu değil. Zirveye oynayacak kadronun oluşturulamadığından şikayet ediyor haksız da değil. Trabzon zirve yarışına ortak olmak istiyorsa orta sahanın kanatlarına ve ileri uca adam şart.
Beşiktaş bu sezon feda sezonu dediği için rahat görünsede yarışın içinde olacaktır. İkinci yarıya takviye yapmaları şart. Özellikle gol yollarında becerikli forvete ihtiyaç var. Diğer takımlardan daha fazla kaliteli ilk 11 oyuncusuna ihtiyaçları var.
Son olarak da Anadolu takımlarının iyi futbolu sezon sonuna kadar devam eder umarım. Türk futbolunun gelişimi ve özelikle kendilerini başka kulvarlarda hayal eden İstanbul takımlarına ibret olmaya devam ederler.
23 Ekim 2012 Salı
Haftasonu Futbol Görünümü
Haftasonu hem bizim ligimizi hemde Avrupa liglerini takip ettim.Milli maç sonrasında tahmin edilen süprizler ligimizde yaşandı .Milli ara Anadolu takımlarına yarıyor, çünkü onlar için büyük fırsat oluyor.Milli takımlara çok oyuncu veren büyük külüplerimize bu ara hiç yaramıyor desek doğru olur.
Türkiye ligi kendi alanında mücadelesi yüksek ve bi o kadar dengeli bir lig.İstanbul takımlarının Anadolu takımlarından külüp imkanları açısından farkları var ancak saha içinde herşey eşit gözüküyor.Hem milli takım hemde külüpler bazında uluslararası areneda futbolumuzun kalitesi çok net ortaya çıkıyor maalesef. Modern futbolun gerekleri için çok değişmemiz ve gelişmemiş lazım.Ülke futbolunun en büyük sorunlarından biri kolay gol yememiz .Takım savunmasında çok eksiklerimiz var.Pozisyon alma ve alan savunması anlayışında Avrupa futbolunun çok gerisindeyiz.Önce rakibe az pozisyon vereceksiniz. Hücüm etmeyi öğrenmek savunma yapmaktan daha kolaydır.2004 Yılında Yunanistanın savunma yaparak Avrupa şampiyonluğunu kazandığını biliyoruz.
Haftasonu La liga ve İngiltere premier ligde keyifli maçlar oldu.Bu sene Barcelona çok gol yiyor.Messinin üstün performansı herzaman yetecek mi izleyip göreceğiz.La ligada bu senenin takımı bana göre Atletico Madrid olacak.Takım savunması ve hücüm anlayışları çok üst düzeyde.Falcao gibi çok yetenekli bir gölcüleri var. Bir forvette olması gereken ne varsa fazlası var.Premier ligde ise her maçın ayrı bir heyecanı oluyor.Gol var mücadele var heyecan deseniz hep var.Mancester Ciyt 10 kişi kaldığı maçta rakibini Edin Zeko'nun harika golleri ile yenerken son ana kadar mücadele vardı.İngiltere de maça giden futbolseverler verdikleri paranın karşılığını sonuna kadar hak ediyorlar.Avrupada liglerini izlerken gözümün pası siliniyor ve heyecanla maçları takip ediyorum.
Türkiye ligi kendi alanında mücadelesi yüksek ve bi o kadar dengeli bir lig.İstanbul takımlarının Anadolu takımlarından külüp imkanları açısından farkları var ancak saha içinde herşey eşit gözüküyor.Hem milli takım hemde külüpler bazında uluslararası areneda futbolumuzun kalitesi çok net ortaya çıkıyor maalesef. Modern futbolun gerekleri için çok değişmemiz ve gelişmemiş lazım.Ülke futbolunun en büyük sorunlarından biri kolay gol yememiz .Takım savunmasında çok eksiklerimiz var.Pozisyon alma ve alan savunması anlayışında Avrupa futbolunun çok gerisindeyiz.Önce rakibe az pozisyon vereceksiniz. Hücüm etmeyi öğrenmek savunma yapmaktan daha kolaydır.2004 Yılında Yunanistanın savunma yaparak Avrupa şampiyonluğunu kazandığını biliyoruz.
Haftasonu La liga ve İngiltere premier ligde keyifli maçlar oldu.Bu sene Barcelona çok gol yiyor.Messinin üstün performansı herzaman yetecek mi izleyip göreceğiz.La ligada bu senenin takımı bana göre Atletico Madrid olacak.Takım savunması ve hücüm anlayışları çok üst düzeyde.Falcao gibi çok yetenekli bir gölcüleri var. Bir forvette olması gereken ne varsa fazlası var.Premier ligde ise her maçın ayrı bir heyecanı oluyor.Gol var mücadele var heyecan deseniz hep var.Mancester Ciyt 10 kişi kaldığı maçta rakibini Edin Zeko'nun harika golleri ile yenerken son ana kadar mücadele vardı.İngiltere de maça giden futbolseverler verdikleri paranın karşılığını sonuna kadar hak ediyorlar.Avrupada liglerini izlerken gözümün pası siliniyor ve heyecanla maçları takip ediyorum.
16 Ekim 2012 Salı
Futbolumuzun Gerçekleri
Sezon başladı 7 hafta geçti arada milli maçlar oynanıyor ancak futboldan başka herşeyi konuşuyoruz.Spor sayflalarında Aykut kocaman ve Aziz Yıdırım var buna birde Abdullah Avcı eklendi .Hemen hergün saha dışındaki olaylar öyle bir anlatılıyor ki hiçbir dayanağı ispatı olmadan ortaya atılan iddaalar Türk futbolunu çok çirkinleştiriyor.Spor programlarında futbolun dışında hertürlü bel altı yakıştırmalar ,iddaalar hergün gündem oluşturuyor.Sonra da futbolumuz bu kadar Romanyayı bile yenemiyoruz , Abdullah Avcı da bu işi beceremedi Aykut istifa gibi söylemler konuşulmaya başlanıyor.Futbolumuzun gelişmesi ,sistemimizin oluşturulması ,altyapıda geleceğe ışık tutacak yatırımlardan konuşmamız ve bu konularda çalışmamız gerekirken hep magazinel bizim prim verdiğimiz futboldışı konularla vakit geçiriyoruz.
Futbolcu arkadaşlara da çok iş düşüyor bu konuda .Spor medyasına malzeme vermemek adına işlerini amatör ruhla yapmaları ve en önemlisi takım arkadaşına hocasına ve taraftarına saygı duyarak emek harcaması gerekiyor.Futbolcu hocasının verdiği karar sonucunda tepki verir keyfi hareket ederse bu başta kendine sonrasında külübüne ve türk futboluna zarar verir. Bunun örneklerini milli takımda ve külüp takımlarında yakın zamanda gördük ve görüyoruz.
Türk insanı herkonu da olduğu gibi futbol konusunda da çok aceleci.Başarı denilen şey bi anda ortaya çıkmıyor.Başta zaman ,yatırım ,emek ve en önemlisi sabır gerekiyor.Futbolcu yetiştirirken de futbolcunun kişilik eğitimi her dönem takip edilmeli.İyi futbolcu sadece saha içinde yetenekleriyle değil saha dışındaki davranışlarıyla da örnek gösterilecek saygı duyulacak kişi olmalı.Takım içi arkadaşlığı ve üstlenilen büyük sorumlulugu ancak eğitimli kendini hergün yenileyen bir sporcu gösterebilir..Türk futbolu bu temel şartlar geliştikçe ilerler ve biz futboldan futbol diye bahsederiz ve futbolun güzelliklerinden konuşuruz.
Futbolcu arkadaşlara da çok iş düşüyor bu konuda .Spor medyasına malzeme vermemek adına işlerini amatör ruhla yapmaları ve en önemlisi takım arkadaşına hocasına ve taraftarına saygı duyarak emek harcaması gerekiyor.Futbolcu hocasının verdiği karar sonucunda tepki verir keyfi hareket ederse bu başta kendine sonrasında külübüne ve türk futboluna zarar verir. Bunun örneklerini milli takımda ve külüp takımlarında yakın zamanda gördük ve görüyoruz.
Türk insanı herkonu da olduğu gibi futbol konusunda da çok aceleci.Başarı denilen şey bi anda ortaya çıkmıyor.Başta zaman ,yatırım ,emek ve en önemlisi sabır gerekiyor.Futbolcu yetiştirirken de futbolcunun kişilik eğitimi her dönem takip edilmeli.İyi futbolcu sadece saha içinde yetenekleriyle değil saha dışındaki davranışlarıyla da örnek gösterilecek saygı duyulacak kişi olmalı.Takım içi arkadaşlığı ve üstlenilen büyük sorumlulugu ancak eğitimli kendini hergün yenileyen bir sporcu gösterebilir..Türk futbolu bu temel şartlar geliştikçe ilerler ve biz futboldan futbol diye bahsederiz ve futbolun güzelliklerinden konuşuruz.
27 Mart 2012 Salı
Süper Final
Merhaba futbolsever arkadaşlarım;
Lig bitmek üzere ve yeni uygulama olan yeni adıyla 4 takımın katılacagı "Süper Final" uygulamasının formatını TFF'den inceledim.Bilinmeyen havada kalan bazı şeyler vardı.Süper final sonunda iki takım veya daha fazla takım aynı puanda kalırsa normal sezon ve super finalde kendi aralarında yaptıkları maçların puan toplamlarına göre sıralanacaklar.Eşitlik halinde gol averajı ve sonunda yine eşitlik olursa normal sezonu üst sırada bitiren takım avantajlı sayılacak.Sezonun bitimine 2 hafta kaldı puan farkları çok gibi görünsede ikiye bölünecek olması avantajını herkes kullanmak isteyecek. Örnegin 18 puan geride olan Trabzonspor sezonu bu şekilde bitirdiğinde Süper Finale lider Galatasarayın 9 puan gerisinde başlayacak ki rakibini her iki maçta yendiğinde puan farkını 3'e indirebilme şansını yakalıyor.Tüm maçlarını alan takımın şampiyonluk şansının çok yüksek oldugu bu uygulamanın taraftarlar açısından zevkli maçlara sahne olacagı bi gerçek.Ama şöylede bi durum varki Süper Final olmasa sezonu geçen haftaki Fenerbahçe maçıyla şampiyon tamamlayacak bir takım Süper final sonunda şampiyon olamama gibi ihtimal ile karşı karşıya.Böyle bir sonuc sonrasında bu sistemin ne kadar adaletli oldugu tartısması birkez daha ortaya çıkacaktır.Puan farkları bu kadar geniş olmasaydı heyecanı bir kat daha üst seviyede maçlar izleyecektik taraftarlar olarak.Bize Süper Finali beklemek düşüyor artık.
15 Mart 2012 Perşembe
futbolaşk
Hayatta sizin için önemli olan aile eş çocuk gibi kavramların yanı sıra inaçlarınız sizi bu hayatta daha da güçlü kılar.Tutkular dediğimiz hayatın renkli eglenceli kısmı kişilerde farklılıklar gösterir. Kimi müzikten gezmekten ve dans etmekten hoşlanır,kimi doğada olmaktan kimi sinemadan bu çoğaltılabilir.Sporu sevmek genel bir kavramdır ama futbol denince o sizin çocukluk hayaliniz en güzel rüyanız o sizin tutkuyla baglandığınız tek aşkınızdır.Blogumun başlıgı olan futbolaşk ana temasından yola çıkarak ilk yazımı yazıyorum.Burada futbolun estetik güzel tarafları kültürü geçmişi (hatırlayabildiğimiz kadarıyla) ve gelecegi hakkında güzel yazılar yazmak ve futbol hakkında güzel yorumlarınızı blogumda görmek adına blogumu açıyorum. Futbolsuz gününüz geçmesin.Hayırlı olsun...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)