head-content'/> futbolaşk: Nisan 2013

24 Nisan 2013 Çarşamba

Başarı Tesadüf Olamaz

    Hayatın her alanında geleceği planladığınız zaman, ona göre adımlar attığınızda hedefe o kadar yaklaşırsınız. Futbolda da durum farklı değil. Gelecegi planlayıp hedeflerinizi belirlerseniz ve bu hedefleri gerçekleştirebilecek gücü, yeteneği birleştirebilirseniz o zaman başarıyı yakalama  şansınız yüksek olacaktır.

     Şampiyonlar liginde hersene istikrarlı bir şekilde yer alan ve 2-3 sene aralıklarla  en az çeyrek final gören takımlara baktığımızda, bu takımların farklı olarak neyi iyi yaptıklarını sorgulamamız  gerekiyor. Barcelona, Bayern, Real Madrid , Porto, Manchester United ilk akla gelen takımlar. Bu takımların bir futbol kültürü var. Futbol kültüründen bahsederken neler olduğuna bir göz atalım.

1- Futbol alt yapılarına ciddi anlamda yatırım yapıyorlar. Futbol okullarında geleceğin futbolcuları büyük bir disiplinle ve her türlü ihtiyaçları karşılanarak yetiştiriliyor.

2- Scoot ekipleri oluşturularak tüm dünyada futbol takip ediliyor. Genç yetenekler erkenden keşfediliyor.

3- Akademik futbol okullarında geleceğin futbol yöneticileri, antrenörleri yetiştiriliyor.

4- Futbolda bilim ve teknolojiyi çok iyi kullanarak gelişimi sürdürebilir hale getiriyorlar.

5- Gerektiğinde çok büyük paralar  harcayarak kaliteli isimler transfer ediliyor. İhtiyaca göre para harcamaktan kaçmıyorlar.

    Bunun sonucunda başarı kaçınılmaz oluyor. Hiçbir başarı tesadüf olamaz. Geleceği planlayıp disiplinli çalıştığınınızda er yada geç istediğinizi alıyorsunuz. Galatasaray 2000 yılında 4 sene  üst üste  şampiyon oldu. Hersene Avrupa da büyük maçlar oynadı, tecrübe kazandı. 4. yılın sonunda Uefa  kupası kazanıldı. Bu kupa çalışmanın, azmin ve istikrarın sonunda geldi. Dünkü maçta Bayer'nin Barcelona karşısındaki ezici futbolu tesadüf olabilir mi; tabi ki hayır. Bayern Münih takımı buralara planlı şekilde geldi. Alman milli  takımının en önemli oyuncularını kadrosunda bulunduran bu takım, son yıllarda Alman ligini hep forse etti. Şampiyonlar liginde çeyrek finaller ve geçen sene  final oynadı.  Bu senede  kupayı almaya  en büyük aday.

    Avrupa kıtasında oynanan bu futbol kalitesini ülkemizde ne zaman görürüz diye kendimize  soruyoruz. Cevap açık ; yukarıda saydığımız futbolun temel prensiplerini ne zaman doğru şekilde  uygulamaya alırız o zaman başarıyı yakalarız.

22 Nisan 2013 Pazartesi

Kötü Senaryoya Hazır Olmak.

          Fenerbahçe'nin 3 kulvarda mücadele ederken lig yarışında puan kaybetmesi kadar doğal bir şey olamazdı. Son haftalarda en önemli iki oyuncusu Sow ve Emre 'den faydalanamayarak yarışın içinde oldu, bunu da görmezden gelemeyiz. Şöyle düşünelim; Galatasaray Selçuk ve Burak'tan yoksun bir maçta nasıl eksik kalırsa, Fenerbahçe'nin de  bu iki oyuncunun eksikliğini hissetmesi o kadar doğaldır.

         Akıllarda sezonun en önemli hedefi olan UEFA kupası var. Burada  final oynayıp  kupayı almak arzulanan tek hedef. Bu zorlu süreçte hem ligi hem kupayı sonuna  kadar götürebilme gayreti , takımı  psikolojik olarak çok yordu. Bazen mağlubiyetler hayırlı olur. Dünkü mağlubiyet de yoğun maç trafiğinde takımın üzerindeki stresin boşalmasına  neden olmuştur. Artık tüm konsantrasyonla Benfica maçına hazırlanılacaktır.

         Benfica eşleşmesi gerçek anlamda çok zor. Benfica son 2-3 sezondur Avrupa kupalarında çeyrek ve yarı final kapısından dönmüş, buralarda devamlı yer alan tecrübeli bir takım. Avrupa da başarı için esas nokta tecrübedir. Bu ligler de çok maç yapıp hersene çıtayı yükseltmeniz gerekiyor. Fenerbahçe uzun bir aradan sonra bu başarıyı yakaladı. En son Zico döneminde yakalanan başarının üzerinden 7 yıl geçmiş. Duygusal tarafımız Fenerbahçe'nin kupayı almasını istese de, mantıklı yorumlarsak Fenerbahçe'nin bu turda elenmesi çok normal sonuç olur. Yarı final Fenerbahçe için başarı sayılacaktır. Bu sene olmazsa yılmadan buralarda hersene var olmak adına çalışmalıyız, zaten o zaman başarı kendiliğinden gelecektir.

17 Nisan 2013 Çarşamba

3 Finale Adım Adım

Fenerbahçe kulüp tarihinin en önemli yılını yaşıyor. Sezon sonuna yaklaşırken Uefa, lig ve kupa olmak üzere 3 kulvarda finale çok yaklaştı. Önem sırasına göre, Uefa ligi kulüp açısından ayrı bir yerde tutuluyor. Hersene şampiyonluğa oynayabilirsiniz; ama Avrupa da hersene Mayıs ayını görmek nasip olmaz her takıma. Bu zor süreçte ligin sonuna 3 kulvarda ayakta durmak, maçlara konsantre olmak hiçde kolay değildir.

Atkut Kocaman'ı bu konuda kutlamak gerekir. Başarılı geçen bir sezonun sonunu kupa kaldırıp anlamlandırmak adına  çok çaba sarfediyor. Fenerbahçe takımının kadro genişliğinin önemi burada ortaya çıkıyor. Kritik maçlar  yaklaşırken sakatlıklar, yorgun düşen vücutlar için rotasyon gerekliydi. Dünkü maçta birkez  daha gördük ki;  rotasyon oynamayan oyuncular için bi fırsattan ziyade  as oyuncuların dinlendirilmesi için bi fırsat oluyor.

Fenerbahçe haftaya kulüp tarihinin en önemli maçına çıkacak . Akıllarda şampiyonluktan daha da önemli olan bu maç var.Uefa  kupası bu şampiyonluktan da önemli.

10 Nisan 2013 Çarşamba

Muhteşem Veda

Galatasaray Real Madrid'i yenerek önümüzde ki senelerde Avrupa arenasında  daha güzel başarılara imza atacağının ışıklarını gösterdi.

Futbol öyle bir oyun ki;  10 dakika da Real Madrid takımına 3 gol atıp tur için umudunuz yeşerebiliyor. Bu yüzden, futbolda bir anlık rehavet'in nelere sonuç olabileceğini dün Real Madrid'li oyuncular çok net hissetmişlerdir. Bunu yapabilen Galatasaray'lı oyuncuları takdir etmek lazım, 20-25 dakika  Real Madrid takımını sahasında hapsettiler.

Sonuca etki eden oyuncuların uluslararası tecrübesinin olması tesadüf olamazdı. Bu ligde, tecrübeli ve kaliteli ayaklara ihtiyacınız var. İlk golde Eboue'nin atağı takip edip mükemmel bitirişi, ikinci golde Sneijder'in içeriye koşusu ve son golde usta oyuncu Drogba'nın kalitesi herşeyi çok güzel anlatıyordu.

Galatasaray kadrosun'un bu sene yapabileceği en iyi derece bu olacaktı. Önümüzdeki yıllarda hedef bu ligde kupa kaldırmak ise; kadro olarak istikrara önem verip bu yolda doğru adımlarla ilerlemeliyiz.Türk futbolun'unun marka değeri için bu başarıları hersene tekrarlamalıyız artık.