Ligin ilk yarısının yarısı geride kaldı. Gözüken o ki; bu sezon takımlar arası farklar azalmış, Anadolu takımları tarafından bu fark kapatılmış gözüküyor. Hafta içi Avrupa mesaisi sonrasında takımlarımızın iyi futbol oynamadığını gördük. Galatasarayın ligimiz için yeterli ama Avrupa için eksikleri olduğunu oynanan 3 maçta da gördük. Savunmanın göbeğinde, orta alanın sağında ve elmander olmayınca da ileri uçta eksiklerini görüyoruz. Kalan 3 maç sonrasında Avrupa devam etsin ya da etmesin devre arasında takviye şart.
Fenerbahçe de işler iyi gitmiyor. Aykut Kocaman baskıda olduğunu açıklıyor, futbolcuların performansı yerlerde ve takımın havası bozuk. Bunun sonucunda hem Avrupa da hem de ligde oynanan oyun hiç ama hiç tatmin edici değil. Çekirge misali sıçraya sıçraya geldi, en son Limasol maçında kendini gösterdi, şans faktörü yanındaydı maçı kazandı. Haftasonu Antalya tokatı çarptı, kötü futbolun sonucunda adalet yerini buldu. Futbolcuların formsuzluğu ve kötü oyunun sorumlusu Aykut Kocamandır. Elindeki kadroyu hazır tutmayan da kullanamayan da kendisi. Eksiklere ragmen Sezerden, genç oyunculardan yararlanma zamanıydı. Maçın son bölümünde 2-1 geride iken Salih'i oyuna almak hocalık olmamalı, oyuncuyu ilk 11'de oynatarak ona ne kadar güvendiğinizi gösterrmeniz iyi bir hocalık örneği olmalı (Örnek Fatih Terim). Fenerbahçe devre arasına ne kadar kayıpla gider bilinmez ama bilinen gerçek stoper mevkii için adam alınması zaruri olduğu. Bu defansla Fenerbahçe ne ligde ne de Avrupada başarılı olamaz.
Bursasporun iyi takım olduğundan behsetmiştim. Trabzon karşısında bekleyerek oyunu ve Trabzonun bu oyuna karşılık verememesi sonucunda usta ayagı Batalla ile gölü bulup 3 puanı kaptı. Bursaspor ligde zirveyi yine zorlayacaktır. Transfer döneminde onlarında iyi bir gölcü bulmaları gerekiyor zirve hesapları için. Trabzonda Şenol hoca takımından umutlu değil. Zirveye oynayacak kadronun oluşturulamadığından şikayet ediyor haksız da değil. Trabzon zirve yarışına ortak olmak istiyorsa orta sahanın kanatlarına ve ileri uca adam şart.
Beşiktaş bu sezon feda sezonu dediği için rahat görünsede yarışın içinde olacaktır. İkinci yarıya takviye yapmaları şart. Özellikle gol yollarında becerikli forvete ihtiyaç var. Diğer takımlardan daha fazla kaliteli ilk 11 oyuncusuna ihtiyaçları var.
Son olarak da Anadolu takımlarının iyi futbolu sezon sonuna kadar devam eder umarım. Türk futbolunun gelişimi ve özelikle kendilerini başka kulvarlarda hayal eden İstanbul takımlarına ibret olmaya devam ederler.
31 Ekim 2012 Çarşamba
23 Ekim 2012 Salı
Haftasonu Futbol Görünümü
Haftasonu hem bizim ligimizi hemde Avrupa liglerini takip ettim.Milli maç sonrasında tahmin edilen süprizler ligimizde yaşandı .Milli ara Anadolu takımlarına yarıyor, çünkü onlar için büyük fırsat oluyor.Milli takımlara çok oyuncu veren büyük külüplerimize bu ara hiç yaramıyor desek doğru olur.
Türkiye ligi kendi alanında mücadelesi yüksek ve bi o kadar dengeli bir lig.İstanbul takımlarının Anadolu takımlarından külüp imkanları açısından farkları var ancak saha içinde herşey eşit gözüküyor.Hem milli takım hemde külüpler bazında uluslararası areneda futbolumuzun kalitesi çok net ortaya çıkıyor maalesef. Modern futbolun gerekleri için çok değişmemiz ve gelişmemiş lazım.Ülke futbolunun en büyük sorunlarından biri kolay gol yememiz .Takım savunmasında çok eksiklerimiz var.Pozisyon alma ve alan savunması anlayışında Avrupa futbolunun çok gerisindeyiz.Önce rakibe az pozisyon vereceksiniz. Hücüm etmeyi öğrenmek savunma yapmaktan daha kolaydır.2004 Yılında Yunanistanın savunma yaparak Avrupa şampiyonluğunu kazandığını biliyoruz.
Haftasonu La liga ve İngiltere premier ligde keyifli maçlar oldu.Bu sene Barcelona çok gol yiyor.Messinin üstün performansı herzaman yetecek mi izleyip göreceğiz.La ligada bu senenin takımı bana göre Atletico Madrid olacak.Takım savunması ve hücüm anlayışları çok üst düzeyde.Falcao gibi çok yetenekli bir gölcüleri var. Bir forvette olması gereken ne varsa fazlası var.Premier ligde ise her maçın ayrı bir heyecanı oluyor.Gol var mücadele var heyecan deseniz hep var.Mancester Ciyt 10 kişi kaldığı maçta rakibini Edin Zeko'nun harika golleri ile yenerken son ana kadar mücadele vardı.İngiltere de maça giden futbolseverler verdikleri paranın karşılığını sonuna kadar hak ediyorlar.Avrupada liglerini izlerken gözümün pası siliniyor ve heyecanla maçları takip ediyorum.
Türkiye ligi kendi alanında mücadelesi yüksek ve bi o kadar dengeli bir lig.İstanbul takımlarının Anadolu takımlarından külüp imkanları açısından farkları var ancak saha içinde herşey eşit gözüküyor.Hem milli takım hemde külüpler bazında uluslararası areneda futbolumuzun kalitesi çok net ortaya çıkıyor maalesef. Modern futbolun gerekleri için çok değişmemiz ve gelişmemiş lazım.Ülke futbolunun en büyük sorunlarından biri kolay gol yememiz .Takım savunmasında çok eksiklerimiz var.Pozisyon alma ve alan savunması anlayışında Avrupa futbolunun çok gerisindeyiz.Önce rakibe az pozisyon vereceksiniz. Hücüm etmeyi öğrenmek savunma yapmaktan daha kolaydır.2004 Yılında Yunanistanın savunma yaparak Avrupa şampiyonluğunu kazandığını biliyoruz.
Haftasonu La liga ve İngiltere premier ligde keyifli maçlar oldu.Bu sene Barcelona çok gol yiyor.Messinin üstün performansı herzaman yetecek mi izleyip göreceğiz.La ligada bu senenin takımı bana göre Atletico Madrid olacak.Takım savunması ve hücüm anlayışları çok üst düzeyde.Falcao gibi çok yetenekli bir gölcüleri var. Bir forvette olması gereken ne varsa fazlası var.Premier ligde ise her maçın ayrı bir heyecanı oluyor.Gol var mücadele var heyecan deseniz hep var.Mancester Ciyt 10 kişi kaldığı maçta rakibini Edin Zeko'nun harika golleri ile yenerken son ana kadar mücadele vardı.İngiltere de maça giden futbolseverler verdikleri paranın karşılığını sonuna kadar hak ediyorlar.Avrupada liglerini izlerken gözümün pası siliniyor ve heyecanla maçları takip ediyorum.
16 Ekim 2012 Salı
Futbolumuzun Gerçekleri
Sezon başladı 7 hafta geçti arada milli maçlar oynanıyor ancak futboldan başka herşeyi konuşuyoruz.Spor sayflalarında Aykut kocaman ve Aziz Yıdırım var buna birde Abdullah Avcı eklendi .Hemen hergün saha dışındaki olaylar öyle bir anlatılıyor ki hiçbir dayanağı ispatı olmadan ortaya atılan iddaalar Türk futbolunu çok çirkinleştiriyor.Spor programlarında futbolun dışında hertürlü bel altı yakıştırmalar ,iddaalar hergün gündem oluşturuyor.Sonra da futbolumuz bu kadar Romanyayı bile yenemiyoruz , Abdullah Avcı da bu işi beceremedi Aykut istifa gibi söylemler konuşulmaya başlanıyor.Futbolumuzun gelişmesi ,sistemimizin oluşturulması ,altyapıda geleceğe ışık tutacak yatırımlardan konuşmamız ve bu konularda çalışmamız gerekirken hep magazinel bizim prim verdiğimiz futboldışı konularla vakit geçiriyoruz.
Futbolcu arkadaşlara da çok iş düşüyor bu konuda .Spor medyasına malzeme vermemek adına işlerini amatör ruhla yapmaları ve en önemlisi takım arkadaşına hocasına ve taraftarına saygı duyarak emek harcaması gerekiyor.Futbolcu hocasının verdiği karar sonucunda tepki verir keyfi hareket ederse bu başta kendine sonrasında külübüne ve türk futboluna zarar verir. Bunun örneklerini milli takımda ve külüp takımlarında yakın zamanda gördük ve görüyoruz.
Türk insanı herkonu da olduğu gibi futbol konusunda da çok aceleci.Başarı denilen şey bi anda ortaya çıkmıyor.Başta zaman ,yatırım ,emek ve en önemlisi sabır gerekiyor.Futbolcu yetiştirirken de futbolcunun kişilik eğitimi her dönem takip edilmeli.İyi futbolcu sadece saha içinde yetenekleriyle değil saha dışındaki davranışlarıyla da örnek gösterilecek saygı duyulacak kişi olmalı.Takım içi arkadaşlığı ve üstlenilen büyük sorumlulugu ancak eğitimli kendini hergün yenileyen bir sporcu gösterebilir..Türk futbolu bu temel şartlar geliştikçe ilerler ve biz futboldan futbol diye bahsederiz ve futbolun güzelliklerinden konuşuruz.
Futbolcu arkadaşlara da çok iş düşüyor bu konuda .Spor medyasına malzeme vermemek adına işlerini amatör ruhla yapmaları ve en önemlisi takım arkadaşına hocasına ve taraftarına saygı duyarak emek harcaması gerekiyor.Futbolcu hocasının verdiği karar sonucunda tepki verir keyfi hareket ederse bu başta kendine sonrasında külübüne ve türk futboluna zarar verir. Bunun örneklerini milli takımda ve külüp takımlarında yakın zamanda gördük ve görüyoruz.
Türk insanı herkonu da olduğu gibi futbol konusunda da çok aceleci.Başarı denilen şey bi anda ortaya çıkmıyor.Başta zaman ,yatırım ,emek ve en önemlisi sabır gerekiyor.Futbolcu yetiştirirken de futbolcunun kişilik eğitimi her dönem takip edilmeli.İyi futbolcu sadece saha içinde yetenekleriyle değil saha dışındaki davranışlarıyla da örnek gösterilecek saygı duyulacak kişi olmalı.Takım içi arkadaşlığı ve üstlenilen büyük sorumlulugu ancak eğitimli kendini hergün yenileyen bir sporcu gösterebilir..Türk futbolu bu temel şartlar geliştikçe ilerler ve biz futboldan futbol diye bahsederiz ve futbolun güzelliklerinden konuşuruz.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)