Sezonun ilk yarısı yaklaşırken Fenerbahçe’nin şampiyon ilan edilmesini gülümseyerek geçiyorum. Futbolla gerçek anlamda ilgili olanlar bilir ki ; burası Türkiye ligi neler yaşanmıştır ve yaşanacaktır. Ligin ikinci yarısı ligde kalma yukarıya çıkma ve şampiyonluk mücadelelerinde kıyasıya bir yarış olacak. Evinde maç verme puan bırakma lüksü azalacaktır. Kış şartları da buna eklenince önceki senelerde olduğu gibi ligin sonuna kadar bu heyecan devam edecektir.
Lig lideri Fenerbahçe sadece lige odaklandığı için avantajlı gözüküyor. Puan farkının bu kadar açık olması avantaj olmayabilir. Rakiplerinin birbirine yakın sıralanması ve takip etmesi aralarında oynanacak maçlar açısından avantaj sağlayacaktır. Ersun Yanal kadro mühendisliği konusunda başlarda sıkıntı yaşasa da sonrasında kafasında ki takımı kurdu. Futbolcuların performanslarının artması konusunda yapmış olduğu ufak oynamalarla takımı hep formda tutu . Burada eleştirim uzun lig maratonunda bu formda kadronun sıkıntı yaşayabileceği durumlarda onların yerine alternatif oyunculara yeteri kadar şans vermemesi.
Galatarasay bu sezon en büyük sıkıntıyı 6 yabancı sınırlamasından dolayı yaşadı. Takımda iyi yabancı oyuncular olmasına karşın defans bölgesinde kaleci dahil alternatif oluşturamaması en büyük sorunu oldu. Devre arasında bu bölgeye yerli transferi yapılırsa Mancini’nin eli rahatlar yoksa aynı sıkıntı devam eder. Son iki sezonda takımın şampiyonluğunda en büyük pay Selçuk ve Melo ikilisinin performansıyla orantılıydı. Sneijder ve Drogba’nın takım içindeki etkinliği artınca Selçuk aynı özgüvenle oynayamadı buna fırsat verilmedi. Devre arası Galatasaray da transfer çok haraketli geçecek gibi. Defansa yerli transferi yapılırsa ,Selçuk ve Melonun performansı artarsa ikinci yarı şampiyonluk mücadelesinin içinde olurlar.
Sezona çok hızlı giriş yapan ve balon yorumcular tarafından çok abartılan Beşiktaş’ın hızı çok erken kesildi. Saha dışı olaylar Beşiktaş’ı elbet etkiledi ama; uzun vadede bu takımın çok eksiği olduğunu görenlerde vardı. Neydi bu eksiklikler; geçen sezondan kalan futbol olgunluğuna erişemeyen bir kadro dengesizliği var. Yetenekli oyuncular var ancak ;oyun oynanırken 90 dakikayı bitirebilecek tecrübeye sahip olamayan henüz bu tecrübeyi kazanamayan bir kadro yapısı mevcut. Geçen yıl kaybedilen puanlara bakalım öne geçilen maçlarda kaybedilen puanlar ve çok yakın Fenerbahçe maçı iki kez öne geçtiğiniz maçı kazanamıyorsunuz. Bu şampiyonluğa oynamak isteyen takımın karakteristik özelliği olamaz. Bu sorun teknik ve bi o kadar mental bi sorun, bunun çözülmesi teknik kadronun önceliği olmalı.
Kasımpaşa sezonun en etkileyici takımı diyebiliriz. Başta heyecanlı ve futbolu iyi bilen Şota var. Stajerlik eğitimini Van Gaal gibi deneyimli bir hocanın yanında yapması kariyer açısından çok iyi bir başlangıç oldu. Hollanda futbol ekolündeki gibi takım oyunu ve iyi hücum anlayışını Kasımpaşa’da uygulamaya koydu. Ekonomik olarak sıkıntı yaşamayan bir kulüpte olması avantajı oldu. Yabancı oyuncularından Fenerbahçe’den sonra en çok faydalanan takım oldu. Kaliteli isimler var takımda,devre arasında orta saha ve defans hattına yapılacak birkaç hamleyle bu takım sezon sonuna kadar yarışın içinde olacaktır.
Trabzonspor da hoca Mustafa Akçayı bir konuda takdir ediyorum. Açıksözlü; mevcut kadro yapısıyla diğer takımlarla şampiyonluk mücadelesi içinde olamayacağını her zaman söyledi. Bende kadronun yeterli olmadığını, takımın gücü oranında maçlara konsantre olduğunu görüyorum. Avrupa liginde kendi kalibresinin altındaki takımlarla oynanan maçlarda bile sıkıntılar çok açık gözüktü ve ligdeki konumu gerçekleri ortaya koyuyor. Bu takım ikinci yarıda kendine orta sıralarda yer bulacaktır.